Menü

Anket

Hangi haber sitesi, yazdiginiz yorumlari tarafli davranarak yayinlamadi?
Haberturk (%55,4)
Milliyet (%5,43)
Hurriyet (%7,54)
Samanyoluhaber (%18,9)
Diger (%12,6)

Toplam Oy: 570

Tüm Anketler

Takvim

« Eylül - 2014

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30

İstatistikler

 Toplam Hit: 3011772
 Sitede Aktif: 2
 Ip: 54.226.43.155
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 31
 Toplam Blog: 611
 Toplam Yorum: 3798
 Toplam Resim: 1
 Toplam Mesaj: 16

Etiket Bulutu

, . Abdülkadir Güler araştırma araştırma teknikleri Atatürk avrupa'da restorasyon dönemi Ayten Dirier balkanlar bayram BÜYÜK TAARRUZ Cern Çanakkale deneme deney Doğan Bekin dram Ekrem Demirtaş İstanbul izmir mardin Mehmet Nuri Parmaksız osmanlı şiir tarih tehcir teknik tevfik fikret

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 71213
I.TBMM’nin AÇILIŞI, ÖZELLİKLERİ ve ÖNEMİ

İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 11.YILDA ÖDÜLLERLE KANATLANDI Mehmet SAĞLAM :17. İZMİR KİTAP FUARI’NIN ARDINDAN

 

    

        I.TBMM’NİN AÇILIŞI, ÖZELLİKLERİ ve ÖNEMİ


                                       Ayten DİRİER

                T.C.İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Uzmanı


Türkler Tarihleri boyunca Büyük Okyanus kıyılarından Nil-Tuna boylarına kadar uzanan geniş coğrafyada irili ufaklı beylik, devlet, imparatorluk halinde 200’e yakın devlet kurmuşlardır. Böylesine çok sayıda devlet kurmaları ve Tarihle yaşıt olmalarının nedeni; bağımsız karakterli oluşlarından kaynaklanır. Ne zaman devletleri zayıflayıp, uçurumun kenarına geldilerse; derin devlet dediğimiz oluşumlar, yeni devletin kurulması için harekete geçip, lider özelliğini taşıyan kahramanın etrafında kenetlenerek bağımsız yeni bir devlet kurmuşlardır. XX.asırda da öyle olmuş, Batılılar tarafından yağmalanan 6 asırlık Osmanlı İmparatorluğu parçalanınca, yerine yeni bir devletin kurulması kaçınılmaz hale gelmiştir.

 

I.TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN AÇILMASI

Mondros Ateşkes Anlaşmasının ardından Anadolu’da işgaller başlayınca, İtilâf Devletleri donanması Boğaz’a demirleyip fiili işgali başlattığı halde, İstanbul resmen işgal edilmedi. Anadolu’da başlayan Kuva-yı Milliye çetelerinin güçlü direnişi, tamimler, kongreler ve derneklerin “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleşmesi İtilaf Devletleri tarafından kaygıyla karşılandı. Osmanlı Mebusan Meclisi’nin “Misak-ı Millî” (bugünkü sınırlarımız) kararını benimsemesi üzerine; Adana’da Ermeni isyanınında çok kişinin öldüğü bahanesiyle; 16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edilerek, Osmanlı Mebusan Meclisi dağıtıldı, tutuklanan milletvekilleri Malta adasına sürüldü.

Bu gelişme millet iradesinin tecelli etmesi imkânını ortadan kaldırdı. İtilaf Devletleri Damat Ferit Hükümeti’nin iş başına getirilmesini sağlayarak, I.Dünya Savaşı’nı sona erdirecek barış antlaşması şartlarını İstanbul Hükûmeti’ne rahatlıkla kabul ettirebilecekleri ortamı oluşturdu. Sultan Vahdettin direnirse Yunan kuvvetleri; M. Kemal’den kaynaklanabilecek bir hareket için de Kuva-yı İnzibatiye(Hilâfet Ordusu) adlı bir ordu saldırmak üzere hazırlandı.

*I.TBMM için Hazırlıklar

Bu gelişmeler, bölgesel güçleri birleştiren Mustafa Kemal’in, son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin İstanbul'da açılmasına karşı çıkmasının haklılığını ve öngörüsünü kanıtladı. Milletin kendi adına etki altında kalmadan kararlar alabilmesi için Anadolu’da yeni bir meclis açılması yolunda çalışmalara başlandı. M. Kemal, 19 Mart 1920'de bir genelge yayınlayarak Ankara'da olağanüstü yetkilerle toplanacak meclise katılmak üzere her sancaktan 5 milletvekilinin seçilerek 15 gün içerisinde Ankara'ya gelmelerini istedi. Ayrıca İstanbul'daki tutuklanmayan eski mebusların seçime katılmadan Ankara'ya gelmelerini istedi. Bu durum Mustafa Kemal'in millî iradeye verdiği önemin göstergesidir.

Heyeti Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal’in Nisan ayında, “Gayet acildir” uyarısıyla gönderdiği telgraflarda, açılacak Meclisin özelliklerini görüyoruz:

*21 Nisan 1920-“Allah'ın inayetiyle(yardımıyla), Nisan'ın 23'üncü günü, Cuma namazını müteakip Ankara'da Büyük Millet Meclisi küşat edilecektir. Vatanın istiklâli, makam-ı ref-i hilafet ve saltanatın istihlası(kurtuluşu) gibi en mühim ve hayati vazifeleri ifa edecek olan bu Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cuma'ya rastlatmakla, o günün bereketinden istifade edilecek ve bütün sayın milletvekilleriyle birlikte Hacı Bayramı Veli Camii şerifinde cuma namazı kılınarak, Kur'an’ın nurlarından ve namazdan güç kazanılacaktır. Namazdan sonra, Peygamberimizin mübarek sakal-ı şerifi ve mübarek sancak alınarak Meclis'in toplanacağı yere gidilecektir. Toplantı yerine girilmeden önce bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir. Bugünün, yani 23 Nisan'ın kutsiyetini teyit için, bugünden itibaren il merkezinde, vali beyefendi hazretlerinin düzenleyeceği üzere hatim indirilmeye ve Buhari okunmaya başlanacak; hatmin son bölümleri, teberrüken, Cuma günü namazdan sonra Meclis'in toplantı yeri önünde okunup bitirilecektir. Meclisin açılışından dolayı, her yerde cuma namazından önce, münasip surette Mevlid-i Şerif okunacaktır. Cenab-ı Haktan, bizi muvaffak kılmasını niyaz ederiz.”

O sırada Komünizmi beğenen Kâzım Karabekir Paşa; hem bu telgraf, hem de Meclisin açılış törenini fazla dinsel bularak, yakın dostu M.Kemal’i anılarında eleştirmiştir.
*22 Nisan 1920-Dakika tehir edilmeyecektir. “Bütün illerle, bağımsız sancaklara, kolordulara, Nazilli'de Albay Refet Beyefendiye, Bursa'da 20.Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa hazretlerine, Bursa'da 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Beyefendiye, Balıkesir'de 61. Tümen Komutanı Albay Kâzım Beyefendiye... Allah'ın inayetiyle, Nisan'ın 23'üncü Cuma günü Büyük Millet Meclisi açılarak çalışmaya başlayacağından; bu tarihten sonra, bütün sivil ve askeri makamların ve bütün milletin başvuracağı en yüce merci, Büyük Millet Meclisi olacaktır. Bilgilerinize sunulur.” diyerek, toplanacak meclisin Osmanlı Mebusan Meclisi’nin devamı olmadığını ve her gücün üzerinde olduğunu belirtti.

 

 

*I.TBMM’nin Açılması

23 Nisan 1920 Cuma günü saat 14’te telgrafta belirtildiği gibi tören ve dualarla Ankara’da açılan; 1 Nisan 1923'te yeni seçim kararı alarak 15 Nisan 1923'te son oturumunu yapan I.meclis, millet iradesini gerçekleştiren, milletin gerçek temsilcilerinden oluşan, olağanüstü yetkilere sahip bir meclis’ti. Meclis’in Ankara’da açılmasında, şehrin güvenlik, ulaşım, haberleşme açısında merkezi bir konumda olması etken olmuştu.

Açılışında 120 milletvekili ile ilk oturum gerçekleşti daha sonra katılanlarla meclis üyesi 390'a yükseldi. Tarihi büyük görev ve sorumlulukları olan ilk meclis, 24 Nisan’da Mustafa Kemal Paşa’yı Meclis Başkanı seçtikten sonra, 1 numaralı karar ile içtüzüğünü belirleyerek kendi kuruluşunu düzenledi.

I.TBMM'nin ALDIĞI KARARLAR

-Meclis’te beliren millî iradenin, yurt kaderinde doğrudan doğruya elkoymasını kabul etmek temel ilkedir. BMM'nin üstünde hiçbir güç yoktur. (Ülke yönetiminde tek egemen gücün millet olduğu belirtildi.)

-Halife Padişah, meclisin belirleyeceği kanuni esaslara göre uygun olan durumunu alacaktır. (Millî birlik ve beraberliğin korunması, saltanat yanlılarının küstürülmemesi için bu madde benimsendi.)

-Hükümet kurmak gereklidir. Geçici kaydıyla bir hükûmet başkanı veya padişah vekili atamak doğru değildir. (Bu maddeyle, meclisin alacağı kararları uygulayabilmek için İstanbul Hükûmeti yerine Ankara'da yeni bir hükümetin kurulması; her konudaki faaliyetlerinde tek yetkili kurul olması; Padişah vekili reddedilerek TBMM'nin baskı altında kalmaması; meclisin sürekli olduğu ve kararlarının da bağımsız olması, sağlandı.)

-BMM yasama ve yürütme yetkisine sahiptir. (Yönetimde Kuvvetler Birliği sağlanıp; alınacak kararların kısa sürede uygulanması; kurulan İstiklâl Mahkemeleri ile meclisin yargı yetkisine de sahip olması sağlandı.

-Meclisten seçilecek bir heyet, hükûmet işlerine bakar. Meclis başkanı hükûmetin de başkanıdır. (Bu kararla Meclis Hükûmeti Sistemi kabul edildi. Kurtuluş Savaşı kazanılıp, Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra, Kabine Sistemi’ne geçildi.

 

I.TBMM’NİN ÖZELLİKLERİ

-Millî bir meclistir: Mustafa Kemal Paşa bu özelliği şöyle dile getirdi:

“Ulusal sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup milletin ve yurdun gerçek mutluluğuna ve bayındırlığına çalışmak, gelişi güzel ulaşılamayacak istekler peşinde milleti uğraştırmamak ve zarara sokmamak, uygarlık dünyasının medenî, insanca davranışını ve karşılıklı dostluğunu beklemektir.”

M.Kemal Paşa’nın bu sözlerinde; hak ve adalete dayanan, gerçekçi, insancıl, barışçı bir politikanın esasları görülmektedir.

Türkiye adı bir yıl sonra BMM başına eklendi. Böylece TÜRK adı Göktürklerden 1380 yıl sonra kurulan yeni devlete verilerek, millet-devlet aynı isimde kaynaştırıldı. Aslında başta herkes tarafından anlaşılmasa da, asırlarca horlanan asker ve vergi kaynağı Türklüğün kimlik savaşıydı.

I.Meclisin üyeleri tamamen Türklerden oluşturuldu.(I.Meşrutiyet Meclisinde yer alan gayr-ı müslimler, ayrılıkçı emellerini gerçekleştirmeye çalıştıklarından, II.Abdülhamit Meclis-i Mebusanı feshederek, memleketin parlamento aracılığı ile parçalanmasını engellemişti. II.Meşrutiyet Meclisinde de durum bundan farklı değildi. Bu nedenle I.TBMM’ne sadece Müslüman olanlar seçildi.)

-I.Meclis Kurucu Özelliğe Sahipti: Başlangıçta bu özelliği açıklanmasa da, I.TBMM önce egemenliğin kaynağını tek kişiden alarak, millete verdi. Savaş bittikten sonra 623 yıl süren saltanatı sona erdirdi.

-Olağanüstü Şartların Meclisidir: İlk meclis yasama, yürütme, yargı yetkilerini ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü şartlar nedeniyle kendi bünyesinde topladı. Yasama yetkisini çıkardığı kanunlar ile kullanan meclis; yürütme erkini her an denetlediği “İcra Vekilleri Heyeti” adıyla bir Meclis Hükûmeti oluşturarak, kullandı. Hakimlerini meclisin atadığı, İstiklâl Mahkemeleri kanalıyla, yargı yetkisini de üzerine aldı.

-I.Meclis Demokratikti: İlk TBMM millet iradesine dayandığı, millî egemenlik ilkesini esas aldığı için demokratik karakter ve yapıda bir meclisti. Çok güç şartlar altında, fakat demokratik kurallar ile yapılan bir seçim sonunda kuruldu. Milletvekillerinin sosyal durumu göz önünde bulundurulduğunda, toplumun hemen her kesimden üye mecliste görev aldı.

-İdealist Bir Meclisti: Farklı mezhep ve görüşlerde olan bütün üyelerin tek ideali; memleketin esaretten kurtarılması, bağımsızlığına kavuşturulmasıydı. Zamanla meclisteki görüş ayrılıkları guruplaşmalara yol açtı. Müdafaa-i Hukuk grubunun karşısında olanlar İkinci Grubu kurarken; Yeşil Ordu, Komünist Fırka, Tesanüt, İstiklâl, Halk Zümresi, Islahat Grubu gibi oluşumlar ortaya çıktı.

-I.Meclis Fedakârdı: Milletvekilleri yokluklar içerisinde var olmaya çalışan, uçurum kenarındaki bir milletin temsilcileriydi. Ankara’ya bin bir güçlükle geldikleri gibi, yatacak yerleri de yoktu. Meclis sıraları okullardan taşındı. Milletvekillerinin kıyafetleri ardarda süren savaşlar nedeniyle rengarenkti. Entari üzerine ceket giyenler, asker kıyafeti ile gelenler, başları sarıklı, köy kıyafetiyle gelenler arasında takım elbiseliler azdı. Başkanın kullandığı otomobilden başka motorlu araç yoktu. Aylarca maaşsız çalışan milletvekilleri, savaşlar başladığında 100 lira olan maaşlarının 1/5ini Tekâlif-i Milliye Emirleri gereğince yine devlete verdi.

-I.Meclis Genç, Vatansever ve Kültürlüydü: Vatanın bağımsızlığına kavuşması için ölümü göze almaktan çekinmeyen, vatansever, kültürlü, birkaç dilli milletvekillerinden oluşan meclis, yaş ortalaması bakımından da genç sayılırdı.  

-I.Meclis Kahramandı : Sadece işgalcilerle, değil, İngiliz ve Fransızların kışkırttığı saf vatandaşlar, Rumlar ve Ermenilerle de birkaç cephede savaşıldı. Sakarya’yı geçen Yunanlıların top ateşi Polatlı’da duyulduğunda, meclisi Kayseri’ye taşıma önerilerine, çoğunluğu karşı çıkarak zafere olan inancını kanıtladı.

 

I.TBMM’NİN FAALİYETLERİ

-I. BMM öncellikle Anadolu’daki kargaşayı giderip, güvenliği sağlamak için harekete geçti. 29 Nisan 1920 günü “Hiyanet-i Vataniye Kanunu”nu çıkardı. Kanunu uygulamak üzere 11 Eylül 1920’de İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

-2 Mayıs 1920’de “İcra Vekilleri Heyeti”nin seçimi kanunu kabul edilerek, ilk meclis hükûmeti kuruldu.

-9 Mayıs 1920’de Hilafet Merkezinin Hıristiyanlarca haksızca işgal edildiğini bildiren beyanname İslâm alemine gönderilerek, destek istendi.

-7 Haziran 1920’de çıkarttığı bir yasayla, Osmanlı Devleti ile yapılan her çeşit açık ya da gizli yapılmış her türlü anlaşmayı, sözleşmeyi, ayrıcalığı, yer altı kaynaklarının verilmesini 16 Mart 1920 tarihinden itibaren olmak üzere geçersiz saydı. Bu kararla, bütün Yabancı Devletleri Ankara ile bağlantı kurmaya zorunlu kıldı.

-Başlangıçta Osmanlı Kanun-u Esasisi’nin millet iradesi ile çelişmeyen hükümlerden yararlandı. 20 Ocak 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nu ( 1921Anayasa’sı) çıkararak; yeni yasaları buna dayanarak hazırladı.

-KURTULUŞ SAVAŞI’nın kazanılmasını sağladı.

-1 kasım 1922’de Saltanatı kaldırdı.

-11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Anlaşmasını onayladı.

-20 Kasım 1922-4 Şubat 1923-Lozan Barış Konferansına katıldı.

 

I.TBMM’NİN ÖNEMİ

Mustafa Kemal Paşa’nın genç bir yüzbaşı iken düşündüğü “Yeni bir Türk devleti” ülküsü gerçekleşerek, “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir” hükmü, yeni Türk Devleti’nin egemenlik kaynağını halktan alan, insan hakları esaslarına dayandırıyordu. Asırlar sonra Türk adı devlete verilerek, millet-devlet aynı isimde kaynaştırıldı.

Gazeteci Yunus Nadi para, ordu, silah, cephane gibi savunma için gerekenlerin yokluğunu görünce, M.Kemal Paşa’ya; “Her şeyden önce Ordu kurulmasını, sonra meclis açılmasını” önerince, aldığı karşılık millî iradenin önemini açıklar. “…Öyle bir devre eriştik ki, onda her iş meşru olmalıdır. Millet işlerinde meşruiyet, ancak millî kararlara dayanmakla, milletin genel eğilimine tercüman olmakla hasıldır. …Evvelâ MECLİS sonra ORDU… Orduyu yapacak millet ve ona vekâleten Meclistir. Çünkü ordu demek, yüzbinlerce insan ve milyonlarca servet ve sâman demektir. Buna iki üç kişi karar veremez. Bunu ancak milletin karar ve kabulü meydana çıkarabilir.”

 

SONUÇ

Millet iradesine dayanan ve seçimle işbaşına gelen I.TBMM’nin çalışmaya başlamasıyla aynı zamanda yeni Türk devletinin de kuruluşu hazırlandı. Millet egemenliği, millî irade ile eş değerde sayıldı. Kurtuluş Savaşı boyunca millî egemenlik Türk milletinin manevi dayanağı olduğu gibi milletin azim ve iradesi de bu güçten doğdu. Üstünde başka bir gücü kabul etmeyen I.Meclis, zor koşullar gereği Kuvvetler Birliği esasını kabul etti. Millî, demokratik, idealist, fedakâr, vatansever, kültürlü genç üyelerden oluşan I.Meclis, olağanüstü çalışmalarıyla da aynı zamanda kurucu özellik de taşıyordu.

*

 ATATÜRK’E GÖRE MİLLÎ EGEMENLİK

“Milletimizin yüzyıllar boyunca başına gelen bütün felâketler, kendi alın yazısını, kendi iradesini, kendi yönetimini başkalarının eline bırakmasından kaynaklanıyordu. Bu bırakış nedeniyledir ki, I. Dünya Savaşı'nın sonunda uçurumun kenarına kadar getirilmiş, galip devletler tarafından nerede ise tarihten silinmek istenmişti. Türk milleti, bu acı tecrübelerin ışığında artık uyanmıştı. Kendi iradesini, kendi yönetimini artık başkasının elinde görmek istemiyordu; bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışı, milletin yüzyıllar süren arayışlarının özünü, onun bizzat kendisini yönetmek bilincinin canlı örneğini oluşturuyordu.

Millî Hakimiyet öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar”

Millî, demokratik, vatansever, fedakâr, kültürlü, idealist, olağanüstü koşulların kahraman I.TBMM. ve Başkanı M.Kemal Atatürk’ü 92. yıldönümünde saygıyla selâmlıyorum…

** 

23 NİSAN NASIL BAYRAM OLDU?

-Türkiye Cumhuriyeti’ne temel oluşturan BMM’nin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihi;

-1924’te “Millî Bayram” ilan edildi.

-1929’da “Çocuk Bayramı” olarak kutlandı.

-27 Mayıs 1935’te “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanması kararlaştırıldı.

-1979’u UNESCO Çocuk Yılı ilan edince, aynı yıl “TRT Uluslarası Çocuk Şenliği” başlatılarak, bayram uluslararası hale getirildi.

-1981’de yapılan düzenlemeyle “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adıyla kutlanmasına devam edildi.

*Kaynakça

-M.Kemal ATATÜRK . NUTUK, İstanbul-1969

-Ergün Aybars : Türkiye Cumhuriyeti Tarihi-I, İzmir-1984

-Genel Kurmay Bşk.lığı: ATATÜRKÇÜLÜK-I, Atatürk’ün Görüş ve Direktifleri,

M.E.Basımevi, İstanbul-19845-G.A.T.S.E.B.Yay.

ATATÜRK-Komutan-Devrimci ve Devlet Adamı Yönleriyle, Ankara-1980

-Hamza Eroğlu : Türk İnkılâp Tarihi, İstanbul-1982

-Resimler : Wiki, Edebiyat Galerisi, Google

*Bu konuyla ilgili araştıma yapanlar, aradıklarını bulamazsa

aşağıdaki yazıya bakabilir.

http://www.aytendirier.com/blog/blog.asp?id=525


  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
I.TBMM’nin AÇILIŞI, ÖZELLİKLERİ ve ÖNEMİ (71213)
OSMANLI BEYLİĞİ’NİN KISA SÜREDE BÜYÜMESİNİN NEDENLERİ? (34485)
DİYET YAPMADAN SAĞLIKLI ZAYIFLIYORUM! (25778)
TEVFİK FİKRET'İN DRAMI - 2 (Haluk'un Bayramı, Haluk'un Defteri, Bir Lahza-i Taahhur) (21995)
ŞEYH EDEBALİ ve OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ (19751)
TÜRK-İSLAM BİLGİNLERİ- 4 (16567)
ÖĞRETMENLER GÜNÜ: ALNIMIZDA BİLGİLERDEN BİR ÇELENK (15252)
RAMAZAN ve BAYRAM GÜNLERİNE BİR DEMET MANİ (15168)
TEVFİK FİKRET'İN DRAMI- 3 (Haluk'un Vedaı, Promete, Sabah Olursa, Haluk'un Amentüsü) (15052)
ARTUK BEY ve ARTUKOĞULLARI (15033)
TÜRK-İSLAM BİLGİNLERİ- 4 (60)
MARDİN'İN KURTULUŞU (26)
DİVAN-I LÛGAT-İT TÜRK'TE AKRABALIK (1)
RAMAZAN ve BAYRAM GÜNLERİNE BİR DEMET MANİ (47)
KADİR GECESİ (7)
DİYET YAPMADAN SAĞLIKLI ZAYIFLIYORUM! (143)
Özden BORA : ADIM SANA YAZGIM (2)
RAMAZAN ÇEŞNİLERİ (2)
Hurma tatlıları ( 5 çeşit ) (6)
Kıtkat (5)
AYTEN DİRİER’İN BİYOGRAFİSİ   Mardin’in taşı bile şiirleştiren hoşgörülü duygularıyla işlendi ruhum… Bir yangının gölgesinde geçen mutlu çocukluk ve Cumhuriyet İlkokulu… Üstün başarı ve acılar sarmalında Kız meslek Lisesi(Orta) ve Mardin Lisesi'nde geçen ilk gençlik… Kitap, kalem ve müziğin en iyi dost olduğunu keşfetme ve yutulan klâsikler… 1971'de dereceyle bit