Menü

Anket

Hangi haber sitesi, yazdiginiz yorumlari tarafli davranarak yayinlamadi?
Haberturk (%55,3)
Milliyet (%5,30)
Hurriyet (%7,59)
Samanyoluhaber (%19,0)
Diger (%12,7)

Toplam Oy: 566

Tüm Anketler

Takvim

« Ağustos - 2014

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 2860352
 Sitede Aktif: 5
 Ip: 54.83.231.24
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 31
 Toplam Blog: 610
 Toplam Yorum: 3795
 Toplam Resim: 1
 Toplam Mesaj: 16

Etiket Bulutu

, . Abdülkadir Güler araştırma araştırma teknikleri Atatürk avrupa'da restorasyon dönemi Ayten Dirier balkanlar bayram BÜYÜK TAARRUZ Cern Çanakkale deneme deney Doğan Bekin dram Ekrem Demirtaş İstanbul izmir mardin Mehmet Nuri Parmaksız osmanlı şiir tarih tehcir teknik tevfik fikret

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 2927
TRABLUSGARP SAVAŞININ SONUÇ ve ÖNEMİ

TRABLUSGARP SAVAŞI (Neden ve Gelişmeler) II.Barış Çağrısı Şiir Antolojis i/ Gökmen Yılmaz ERDEM

         TRABLUSGARP SAVAŞI'NIN SONUÇ ve ÖNEMİ

 

*Trablusgarp Savaşı’nda Osmanlı İmp'luğunun Genel Durumu

-İç

-II.Meşrutiyet Dönemi Siyasî Partileri arasında çekişmeler vardı.

-İttihat ve Terakki partisinin baskıları bütün şiddetiyle sürüyordu.

-Siyaset orduyu yıpratmış, alaylı-mektepli sürtüşmesi doruğa çıkmış, orduyu yenileme bahanesiyle birçok komutan görevden uzaklaştırılmıştı.

-Dış

-Osmanlı İmp'luğu, Almanya’ya yanaştığı için İngiltere ve Fransa’nın düşmanlığını kazanmıştı. İki devlet de sömürgelere giden kestirme yolun (Süveyş Kanalı) güvenliği için, Doğu Akdeniz’de  zayıf bir Osmanlı Devleti’ni, Akdeniz’e inmek için çırpınan Rus Çarlığına tercih ediyordu.

-Ezeli düşman Rusya bu durumdan ve 1907’de İngiliz-Rus yakınlaşmasının hazırladığı ortamdan yararlanarak, Balkanlar’da  kendisi tarafından Osmanlılara karşı oluşturulan Balkan Devletleri ittifaklarının, Boğazları tehdit ettiği gerekçesiyle; Boğazları korumak ve kendi yararına açtırmak için girişimde bulundu. Yüz bulmayınca, daha sonra 27 Kasım’da Osmanlı Devleti’ne bir nota vererek isteklerini resmen bildirdi.

Osmanlı Devleti de bu notayı açıkladı. İngiltere ve Fransa’nın tutumunu bekleyen dost Almanya, sessiz kaldı. Rusya’yı Akdeniz’de istemeyen İngiltere ve Fransa hemen itiraz ettiler.

-Balkan Devletleri’nin  tehdidi her geçen gün artıyor, Balkanlar barut fıçısı gibi ateşlenmeyi bekliyordu. Kötü gidişi gören Almanya, Osmanlı Devleti’ni  uyardı ve İtalya ile barış yapılmasını sağladı.

 

*SONUÇ : Ouchy(Uşi) Antlaşması-18 Ekim 1912

 

Osmanlı Devleti, Londra’da İtalya ile görüşmeleri başlattı. Osmanlı-İtalyan görüşmeleri, antlaşmayla sonuçlandı. Osmanlı-İtalyan Antlaşması için delegeler 15 Ekim 1912 tarihinde, Lozan’ın iskelesi olan Ouchy’de (Uşi) toplanıp, 18 Ekim’de antlaşmayı imzaladı. Trablusgarp Savaşına son veren Antlaşma, dört bölümden oluşuyordu. Üç bölümü açıklanmayan antlaşmanın açıklanan bölümü 11 maddeden oluşuyordu.


-
Trablusgarp ve Bingazi’deki Osmanlı kuvvetleri çekilecek, Trablusgarp ve Bingazi'ye muhtariyet(özerklik) tanınacaktır.

 

-Trablusgarp ve Bingazi, yeni kanun ve özel düzenle yönetilecektir.

-İtalya, bölgede İslâm dininin serbestiyetini kabul edip, hutbelerde Halifenin isminin söylenmesine,

 

-Padişahın "Nâib-üs-Sultan" unvanıyla bir temsilci bulundurmasına, bu temsilcinin, tahsisatını mahallî gelirlerden almasına,

 

-Trablusgarp ve Bingazi kadısının Meşîhat (Şeyhülislamlık) makamı tarafından tayin edilmesine ve bu kadının seçeceği naiplere mahallî gelirlerden aylık verilmesine,

 

-Evkafın (vakıflar) istiklâline, yerli eşrafın da iştirak edeceği bir meclis tarafından yeni idare esaslarının tanzimine izin verildi.

 

-Nâib-üs-Sultan ile kadı'nın tayininde, Osmanlı ve İtalyan hükümetlerinin izni alınacaktı.

 

-Trablus ve Bingazi’den Düyûn-u Umumiye'ye para verilmeye devam edilecek ve yıllık taksit miktarı iki milyon İtalyan liretinden, yani takriben 90 000 Osmanlı altınından aşağı olmayacaktı.

-Kapitülasyonların kaldırılmasında, İtalya hükümeti, Osmanlılara yardım  edecekti.                                         

-İtalya, On İki Ada'yı Osmanlı İmparatorluğu'na geri verecekti. Yunan işgali ihtimaline karşı, geçici olarak, adalar İtalyanlara bırakıldı. (Balkan Savaşları’ndan sonra I.Dünya Savaşı’nın başlaması On İki Ada meselesini küllendirdi. Savaş esnasında ise İtilaf Devletleri gizli anlaşmalarla On İki Ada’yı İtalya’ya bıraktılar. Lozan Antlaşması ile İtalya, adalara resmen sahip oldu. II. Dünya Savaşında adaları işgal eden Almanya, onları hediye olarak Türkiye’ye önerdi. Tarafsızlığı bozar endişesiyle Türkiye kabul etmedi. Savaştan sonra 1947 Paris Antlaşması ile adalar Yunanistan’a bırakıldı.)

*ÖNEMİ

-Osmanlı İmparatorluğu, K.Afrika’daki son toprak parçasını kaybetti.

-Kuzey Afrika’da İtalyan sömürgeciliği başladı 

-İtalyanlar  ummadıkları bir kolaylıkla Ege Denizi’ne yerleşti. Doğu Akdeniz'de güçlendi.

-Beklenmeyen zafer, İtalyan Milliyetçiliği'ni şahlandırdı.  Milliyetçi Benito Mussolini’nin 1922 yılında iktidara gelmesine yol açtı.

-On İki Ada fiilen Osmanlı’nın elinden çıktı.

-Balkan Devletlerinin Osmanlı üzerine harekete geçişi kolaylaştı

-İttihat ve Terakki Partisi saygınlığını içte ve dışta kaybetti.

-Osmanlı Devleti, Araplarla olan dini bağını sürdürdü.

 

-Mustafa Kemal, Trablusgarp’ta katıldığı ilk savaşta Derne-Tobruk’ta kazandığı başarılar sonucu binbaşı oldu.

-Binbaşı Enver Bey’e  İttihat ve terakki Partisi tarafından “Gazi” ünvanı verildi.

-Trablusgarp Savaşı, içinde barındırdığı bazı ilkler nedeniyle de ayrıca ilginç bir savaştır.  Tarihte  ilk kez uçakların savaş  aracı  olarak kullanılması bu savaşta oldu. İtalyan uçakları savaş sırasında bombalama ve bildiri dağıtma görevini üstlendiler.  Savaşta vurulan ilk uçak burada düştü.

-Savaşta büyük yararlık gösteren Şeyh Sûnusî ve Ömer Muhtar’ın çileli direnişleri yıllarca sürdü.

*

LİBYA’NIN  BAĞIMSIZLIK ÖYKÜSÜ

İtalya’yı Roma imparatorluğu devrindeki azametine döndürme hülyaları kuran İtalyan “Duçe”si Benito Mussolini, Trablusgarb’taki direnişin ezilmesini, Sûnusi mukavemetinin kırılmasını ilk iş olarak görüyordu. Öncelikle İdris Sûnusi ile yaptıkları tüm anlaşmaları fesheden İtalyanlar, 1923 yılında ikinci işgallerine başladılar.

 

Libya’daki direnişin öncüsü ve sembolü Ömer Muhtar, 1862 yılında Libya’nın Defne bölgesinin Batnan kasabasında doğdu. Ömer Muhtar birçok K.Afrikalı Müslüman gibi Sûnusî (Senusi/Sanusi) tarikatına mensuptu. XIX.yy’da K.Afrika’da teşekkül eden bu tasavvuf ekolu kısa zamanda çok hızlı bir ilerleme göstermiş, içinde barındırdığı dinamizm ile Sömürgeci güçlere karşı Afrika Müslümanların soluğunu daima diri tutmuştur.

İtalya hükümeti yerel yönetimleri değiştirerek, 1922 tarihinde faşist yönetimi Libya’ya getirdi. Libya’nın hızlanan sömürgeleşme süreci, Ömer Muhtar’ı tedirgin ediyordu; o da 1923 yılında, Berka civarında etrafına topladığı yerli halkla beraber direniş hareketlerine başladı.

Sûnusi liderinin “Onun gibi on insan olsaydı, bize yeterdi” dediği bu kahraman direnişin liderliğini üstlendikten sonra, emrindeki kabileleri 100-300 silahlı atlı ya da yaya olarak küçük gruplar halinde organize etti. Bu güçler birer vurucu tim şeklinde idi. Her ne kadar eğitimi Kuran’ı öğretmek üzerine olsa da, Ömer Muhtar aynı zamanda iyi bir çöl savaşları stratejistiydi. Cebel Ahdar (Yeşil Dağ) çevresinde konuşlandırdığı yerel aşiretleri küçük gruplar halinde bölerek İtalyan işgalcilere karşı etkili bir gerilla savaş taktiği uyguladı ve düşmana büyük kayıplar verdirtti.

Libya’da “gündüzleri  İtalyanlar, geceleri Sûnusiler hakim oluyordu.”

Alışılageldik savaş taktikleri ile Muhtar’ın güçlerini yenemeyeceğini anlayan İtalya valisi Ernesto Bombelli, 1924 yılında kendisine ait gerilla kuvvetler oluşturarak Libya’lılarla çarpışma yoluna gitmiş olsa da başarılı olamadı. Mısır ve Sudan’dan gelen yardımların kesilmesine karşın savaşa devam eden Muhtar, İtalyan’lar tarafından baskıya uğrayan yerel Bedevi güçleri de kendi yanına çekmeyi başardı.

Ömer Muhtar, yirmi yıla yakın süren çetin bir direnişin sonucunda, yerel milis güçlerin arasında efsanevi bir kişiliğe sahip olmuştu, hatta İtalya valisi bile onu “Sıradışı bir karizması ve üstün bir iradesi olan bir kişi” olarak belirtip saygı ile anıyordu. Muhtar’ın direnişi, 1931 yılında, Zonta civarında sona erdi.

11 Eylül 1931 tarihinde, Zonta yakınında gerçekleşen çatışma sonucunda yaralanan Muhtar, İtalyan güçleri tarafından ele geçirildi. Üç günlük bir dava sürecinin sonucunda suçlu bulunan Ömer Muhtar, 16 Eylül 1931 tarihinde asılarak idam edildi.

İtalyanlar birçok katliamlar yaptılar. Nihayet müttefiklerin yardımı ile 1951 yılında yabancıların idaresi son bularak Libya Krallığı kuruldu. 1953 yılında Arap Birliğine ve 1955 yılında da BM’ye üye oldu.Libya, 1963 yılında on yönetim bölgesine ayrıldı. Krallık, 1969’da meşruti krallık haline getirildi. Fakat çok geçmeden iki yıl sonra ordu içindeki genç subaylar grubu ihtilal hazırlığına girdiler. O sıralarda Türkiye’yi ziyaret etmekte olan Kral İdris devrildi. İhtilal sırasında yüzbaşı rütbesiyle Silahlı Kuvvetler Komutanı olan Kaddafi, ihtilalden sonra, önce başbakan ve sonra da devlet başkanı oldu. Muammer Kaddafi, ülke yönetimini ele geçirdikten sonra “ihtilal lideri” olarak Libya’yı yeni bir düzen içine soktu.

Arab-İsrail savaşı neticesi parçalanan Arab Birliği yerine Mısır ve onun yanında yer alan Arap ülkelerine karşı, Red Cephesini kurdu. Rusya ile yakın ilişkiler içerisine girerek politikasını Moskova’ya paralel bir tarzda yürüttü. Kendisinin yazdığı ve sosyalist fikirlerini ihtiva eden Yeşil Kitab istikametinde bir Arap Birliği düşüncesine kapıldı. Mısır ile birleşme çabası boşa çıkınca Suriye ile birleşme kararı aldı.

1980’de, bir uranyum kaynağı olan Çad ile resmi olarak birleşti. Son olarak Tunus ile birleşmeye teşebbüs edildiyse de, Mısır birleşmesi gibi başarısızlığa uğradı ve birçok karışıklıklar ortaya çıktı. Libya’daki ABD ve İngiltere’ye ait üsler kapatıldı. ABD ile karşılıklı ticari misillemelerin ve Akdeniz’deki askeri sürtüşmelerin arkasından ABD uçakları Trablusgarb ve Bingazi’yi bombaladı. Bu saldırı Kaddafi’nin ülke içindeki yerini yeniden güçlendirdi (1986).

Libya’nın Mısır, Uganda ve Çad’ın içişlerine karışmaya kalkışması üzerine, bu ülkelerde birçok silahlı çatışma meydana geldi. Çad’a gönderilen Libya kuvvetleri mağlup olarak geri döndü. Kaddafi, Castro politikasını Afrika kıtasında benzeri bir şekilde tatbik ederek Libya’daki birçok müesseseleri devletleştirmiş ve hür dünya ülkeleri ile olan ilişkilerini gerginleştirmiştir. 1986’dan itibaren Amerika’nın Petrol ve havacılık sektörlerine uyguladığı ambargo, büyük ekonomik sıkıntıya yol açtı. 1990 yılında Kaddafi, Amerika ile ilişkilerini geliştirmeye başladı.

*

Yüzyıl sonra Tarih tekerrür etti… II.Trablusgarp Savaşı, bakalım nasıl sonuçlanacak. Kaddafi’nin halkı, halâ Ömer Muhtar’ın ruhunu taşıyor, inşallah sonu aynı olmaz…

*Kaynakça

-Ergün Aybars : Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, s.45-47, İzmir-1984

-Hamza Eroğlu : Türk İnkılâp tarihi, s.112-113, İstanbul-1982

-Stuart Kline     : Türk Havacılık Kronolojisi

-http://www.turkcebilgi.com/trablusgarp_sava

-tr.wikipedia.org/wiki/Trablusgarp_Savaşı

- http://www.biyografi.info/kisi/omer-muhtar

*

Yazılarım www.aytendirier.com kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

-Yazının kaynak göstermeden kopyalanması ve kullanılması

  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.


  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 
» Benzer 5 Konu
 Konu Başlığı Tarih Okunma
 TRABLUSGARP SAVAŞI (Neden ve Gelişmeler) 3/30/2011 1569

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
I.TBMM’nin AÇILIŞI, ÖZELLİKLERİ ve ÖNEMİ (70321)
OSMANLI BEYLİĞİ’NİN KISA SÜREDE BÜYÜMESİNİN NEDENLERİ? (34209)
DİYET YAPMADAN SAĞLIKLI ZAYIFLIYORUM! (25051)
TEVFİK FİKRET'İN DRAMI - 2 (Haluk'un Bayramı, Haluk'un Defteri, Bir Lahza-i Taahhur) (21733)
ŞEYH EDEBALİ ve OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ (18958)
TÜRK-İSLAM BİLGİNLERİ- 4 (16261)
ÖĞRETMENLER GÜNÜ: ALNIMIZDA BİLGİLERDEN BİR ÇELENK (15091)
RAMAZAN ve BAYRAM GÜNLERİNE BİR DEMET MANİ (14993)
ARTUK BEY ve ARTUKOĞULLARI (14940)
TEVFİK FİKRET'İN DRAMI- 3 (Haluk'un Vedaı, Promete, Sabah Olursa, Haluk'un Amentüsü) (14839)
RAMAZAN ve BAYRAM GÜNLERİNE BİR DEMET MANİ (47)
KADİR GECESİ (7)
DİYET YAPMADAN SAĞLIKLI ZAYIFLIYORUM! (143)
Özden BORA : ADIM SANA YAZGIM (2)
RAMAZAN ÇEŞNİLERİ (2)
Hurma tatlıları ( 5 çeşit ) (6)
Kıtkat (5)
I.DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ-Ayten DİRİER (2)
Abdülkadir GÜLER :Senden Uzakta (6)
I.TBMM’nin AÇILIŞI, ÖZELLİKLERİ ve ÖNEMİ (238)
AYTEN DİRİER’İN BİYOGRAFİSİ   Mardin’in taşı bile şiirleştiren hoşgörülü duygularıyla işlendi ruhum… Bir yangının gölgesinde geçen mutlu çocukluk ve Cumhuriyet İlkokulu… Üstün başarı ve acılar sarmalında Kız meslek Lisesi(Orta) ve Mardin Lisesi'nde geçen ilk gençlik… Kitap, kalem ve müziğin en iyi dost olduğunu keşfetme ve yutulan klâsikler… 1971'de dereceyle bit