Menü

Anket

Hangi haber sitesi, yazdiginiz yorumlari tarafli davranarak yayinlamadi?
Haberturk (%55,3)
Milliyet (%5,60)
Hurriyet (%7,53)
Samanyoluhaber (%18,9)
Diger (%12,6)

Toplam Oy: 571

Tüm Anketler

Takvim

« Eylül - 2014

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30

İstatistikler

 Toplam Hit: 3013618
 Sitede Aktif: 7
 Ip: 54.89.94.159
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 31
 Toplam Blog: 611
 Toplam Yorum: 3798
 Toplam Resim: 1
 Toplam Mesaj: 16

Etiket Bulutu

, . Abdülkadir Güler araştırma araştırma teknikleri Atatürk avrupa'da restorasyon dönemi Ayten Dirier balkanlar bayram BÜYÜK TAARRUZ Cern Çanakkale deneme deney Doğan Bekin dram Ekrem Demirtaş İstanbul izmir mardin Mehmet Nuri Parmaksız osmanlı şiir tarih tehcir teknik tevfik fikret

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 6249
Orman Haftası : TEMA-ORMAN HAYATTIR! ORMAN ÖZDEYİŞLERİ

ŞERİFE KARAÇAYIR MUTLU: EVRENİN DİLİ 4.İNSAN TÜRÜ ORTA ASYA'DA ÇIKTI

 

 

                                      ORMAN ÖZDEYİŞLERİ

 

*Orman hayattır! Kuraklık yarı ölümdür…

 

* Uygarlığın temelinde ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır.

 

* Ağaçsız memleket, duvaksız geline benzer.

 

*“Ağaç dikip gölgesinde halkı dinlendirmek gibi,insanın kıyamet gününde hesabına yarar bir erdem yoktur.”  Hz.Muhammed

 

*“Bir kimse bir ağaç dikerse Allah, o ağacın meyvesi kadar o kimseye sevap yazar.” Hz.Muhammed

 

* “Bağa geliniz, yeşil giymiş tabiatı seyrediniz. İçiniz açılır, ruhunuz neşe bulur.” Mevlâna

 

* “Ormanımda bir dalı kesenin başını keserim.” Fatih Sultan Mehmet

 

* “Ormansız ve ağaçsız bir yurt, vatan değildir.” Atatürk

 

*“Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden yoksundur.Burasını öyle bir ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın.” K.Atatürk

 

* “Çiçekler ağacın gözü, kuşlar dilidir.” Cenâp Şehabettin

 

* “Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız”. -Türk atasözü

 

* “Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer.” -Türk atasözü

 

* “Ağaç kökünden yıkılır.” -Türk atasözü

 

* “Yaş kesen, baş keser.” -Türk atasözü

 

* Ormansız yurt, vatan değildir.

 

* Ormanlar milli servettir.

 

* Ormanı korumak, erozyonu önlemek demektir.

 

* Toprağını kaybetmek istemiyorsan, ormanı yok etme.

 

* Orman yurdun hem süsü, hem gücüdür.

 

* Yaş kesen, baş keser.

 

* Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

 

* Sana gölge veren ağacı kesme!

  

* Yol rehbersiz; dağ ormansız olmaz.

 

* Orman, orman içinde büyür.

 

* Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde, gelecek kuşaklar serinler.

 

* Orman, yağmur yularıdır.

 

* Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.

 

* Ağaç diken,kendinden başkasını sevdiğini de gösterir.

 

* Orman bekçi ile değil, sevgi ile korunur.

 

* Orman, tarımın sigortasıdır.

 

  * Ağaçlı köyü sel basmaz..

 

* Ağaç dikmek değil, büyütmek sorundur.

 

* Ağacın yemişi, o ağacı yetiştirmenin sadakasıdır.

 

*“Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler.” -Çin atasözü

 

    *“Bir ulusun uygarlık düzeyi, üzerinde yaşadığı toprakları ağaçlandırmasıyla ölçülür.” Franklin Roosevelt

 

    *“Ağaç, geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın, faydalı olmanın zevkini verir.” Marcel Prevast

 

*“Ormana nasıl haykırırsan öyle karşılık verir.” -Fin atasözü

 

 

 

“Ormansız ve ağaçsız bir yurt, vatan değildir”
Atatürk

KOCA ÇINAR İÇİN  YÜRÜTÜLEN EV

Atatürk, günümüzde pek çok insanın henüz bilincine varamadığı doğa ve çevreye duyarlılığıyla çevresindekileri şaşırtmakla kalmamış, bulduğu çözümlerle de her alanda olduğu gibi bu konuda da örnek olmuştur. Atatürk’ün ağaç sevgisi şöyle ortaya çıkar.

“Atatürk’ün 21 Ağustos 1929 günü Bursa’ya gitmesi gerekir. Bu gezisinde ilk defa Mudanya yolunu kullanmak istemez. Yanındaki heyetle Ertuğrul Yatıyla İstanbul’dan hareket eder. Marmara’da kıyıları gezmeye başlarlar. Yalova sahilinden geçerken birden dallarını özgürce uzatmış, başı dik ve asırlık çınarı görür ve hayranlıkla izler. Atatürk yatından iner ve ulu çınar ağacının yanına gider. Gövdesi ve kollarıyla insanlara güven veren ulu çınara sırtını dayayıp uzun süre oturur. Ayağa kalktığında çınara daha yakın olmak istediğini ve hemen yakınına bir ev yapılması buyruğunu verir. Çünkü, Atatürk de herkes gibi çınarın devletin “ebed müddet” özelliğini temsil ettiğini bilir.

Atatürk’ün istediği ev 13 Eylül 1929 tarihinde bitirilir. Atatürk bir gün, dev çınar ağacının yanına yaptırdığı köşküne geldiğinde çınar ağacının dalını kesmeye çalışan bahçevan ile karşılaşınca, hemen yanına çağırarak, bunun nedenini sorar. “Ağacın dalları uzamış, binanın duvarlarına dayandığı için kesiyorum efendim”  karşılığını alınca, uygulanması zor bir buyruk verir: “Ağaç kesilmeyecek bina kaydırılacak…”

Görev İstanbul Belediyesi’ne verilir. Belediye Fen İşleri Yollar ve Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Baş Mühendis Ali Galip Alnar, yanına aldığı teknik elemanlarla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki topraklar büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Sıkı bir şekilde çalışılarak raylar binanın altına oturtulur. Binanın raylar üzerinde kaydırılacağı bir yaz akşamında, Atatürk ile birlikte kardeşi Makbule Atadan, Vali Vekili Muhittin Bey, Belediye Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Baş Muharriri Yunus Nadi gözetiminde bina 4 metre 80 santim kaydırılarak, çınar ağacının bir metrelik dalı kesilmekten kurtarılır.

*Bozkırın kıraç bağrında kurulan Ankara’nın yeşillendirilmesi de onun ağaca duyduğu sevginin kanıtıdır. Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” adlı eserinde konuyla ilgili bir çok fıkra vardır. Bu sevginin temeli şöyle anlatılır:

Bir gün Kurmay Başkanı İsmet Bey ile Diyarbakır çöllerinde atla gidiyorlarmış. Mustafa kemal demiş ki;

-Çabuk bana bir yeni din bul!

-Ağaç dini… Bir din ki, ibadeti ağaç dikmek olsa!

*Atatürk’ün gösterdiği duyarlılık devam edip, tüm Dünyada uygulansaydı,  bugün felâket öncüsüne dönüşen çevre sorunları ve orman yangınlarıyla karşılaşmayabilirdik.

 

                                                              ORMANA GÜZELLEME

              “Türkiye çöl olmasın” hasretiyle yanan

       TEMA VAKFI başkanı Sayın Hayrettin Karaca’ya

   Saygılarımla.

 

Yeşersin yurdumun boş yamaçları

Dağları ormanda orman da güzel

Koyu gölgesinin gür ağaçları

Bağları ormanda orman da güzel

 

Gezince haz verir yeşil korunun

Bir gökkuşağıdır renkler morunun

Ormanlar can verir bin bir sorunun

Çağları ormanda orman da güzel

  

Kereste, pencere, kapı olursun

Telefon direği, yapı olursun

Kazmanın, baltanın sapı olursun

Belleri ormanda orman da güzel

 

Harmanda tırmık, ok, hem dirgen olur

Yaba, kağnı, saban, merdiven olur

Boyunduruk, sandal, taş döven olur

Elleri ormanda orman da güzel

 

Erozyonu önler karadut gibi

Meşe, ardıç, köknar, palamut gibi

Güney Toroslar’da bir umut gibi

Evleri ormanda orman da güzel

 

Turistler daha çok ormana koşar

Şahin, karga, keklik, bıldırcın yaşar

Tilki, tavşan, sansar dağları aşar

Tüyleri ormanda orman da güzel

 

Ağaçları seven ibadet eder

Yurdunu bir baştan imaret eder

Ormanları yakan ihanet eder

Külleri ormanda orman da güzel

  

Kimi nöbet tutmuş kol kanat germiş

İşçisi, köylüsü çiçekler dermiş

Göçüp gidenleri vuslata ermiş

Tenleri ormanda ormanda güzel

 

Altından, gümüşten dalı var onun

Arılar bal yapar, balı var onun

Gemiden, vapurdan, Salı var onun

Dilleri ormanda ormanda güzel

 

Gümrah ağaçları selama durmuş

“Yaş kesen, baş keser” atam buyurmuş

Bir orman sevdası başıma vurmuş

Sözleri ormanda ormanda güzel

 

Yeşile bürünsün yurdun bozkırı

Sivas, Kırşehir, Tokat, Çankırı

Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır’ı

İlleri ormanda ormanda güzel

 

Köylümün geçimi harmandan gelir

Odunu, kömürü ormandan gelir

“Vatan sevgisi de imandan gelir”

İşleri ormanda ormanda güzel

 

Destana sığmazsın ey yaşlı ağaç

Yeşile susamış, dağ, bayır, kıraç

Yüce dağ başında kar topaç topaç

Halleri ormanda ormanda güzel

 

Allah’ım yurdumu yangından koru

Alnında parıldar ateşin koru

Orman işçisinin işi en zoru

Yüzleri ormanda ormanda güzel

 

Şairim, ormanı övmek amacım

Ezelden ebede ona muhtacım

Medeni âlemde her an baş tacım

Gülleri ormanda ormanda güzel.

 Abdülkadir GÜLER

 

 

Kaynak: TEMA ,F.Rıfkı ATAY : ÇANKAYA, İstanbul-1980

*Resimler : GOOGLE


  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
I.TBMM’nin AÇILIŞI, ÖZELLİKLERİ ve ÖNEMİ (71221)
OSMANLI BEYLİĞİ’NİN KISA SÜREDE BÜYÜMESİNİN NEDENLERİ? (34490)
DİYET YAPMADAN SAĞLIKLI ZAYIFLIYORUM! (25784)
TEVFİK FİKRET'İN DRAMI - 2 (Haluk'un Bayramı, Haluk'un Defteri, Bir Lahza-i Taahhur) (21995)
ŞEYH EDEBALİ ve OSMAN GAZİ’YE VASİYETİ (19754)
TÜRK-İSLAM BİLGİNLERİ- 4 (16569)
ÖĞRETMENLER GÜNÜ: ALNIMIZDA BİLGİLERDEN BİR ÇELENK (15256)
RAMAZAN ve BAYRAM GÜNLERİNE BİR DEMET MANİ (15170)
TEVFİK FİKRET'İN DRAMI- 3 (Haluk'un Vedaı, Promete, Sabah Olursa, Haluk'un Amentüsü) (15054)
ARTUK BEY ve ARTUKOĞULLARI (15036)
TÜRK-İSLAM BİLGİNLERİ- 4 (60)
MARDİN'İN KURTULUŞU (26)
DİVAN-I LÛGAT-İT TÜRK'TE AKRABALIK (1)
RAMAZAN ve BAYRAM GÜNLERİNE BİR DEMET MANİ (47)
KADİR GECESİ (7)
DİYET YAPMADAN SAĞLIKLI ZAYIFLIYORUM! (143)
Özden BORA : ADIM SANA YAZGIM (2)
RAMAZAN ÇEŞNİLERİ (2)
Hurma tatlıları ( 5 çeşit ) (6)
Kıtkat (5)
AYTEN DİRİER’İN BİYOGRAFİSİ   Mardin’in taşı bile şiirleştiren hoşgörülü duygularıyla işlendi ruhum… Bir yangının gölgesinde geçen mutlu çocukluk ve Cumhuriyet İlkokulu… Üstün başarı ve acılar sarmalında Kız meslek Lisesi(Orta) ve Mardin Lisesi'nde geçen ilk gençlik… Kitap, kalem ve müziğin en iyi dost olduğunu keşfetme ve yutulan klâsikler… 1971'de dereceyle bit